ABD Dışişleri Bakanı Blinken: İran’a karşı alternatif planları değerlendiriyoruz

4
0

Kredibanka.net – ABD Dışişleri Bakanı Blinken: İran’a karşı alternatif planları değerlendiriyoruz

İbrahim Anlaşmaları’nı genişletmek amacıyla Bin Zayed ve Lapid’i ağırlayan Blinken, bu anlaşmayı iki devletli çözüme ‘alternatif’ olarak görmüyor

İran’ın nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerine geri dönmesi yönündeki ‘zamanın daralmakta olduğu’ uyarısında bulunan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Tahran’ın üst düzey uranyum zenginleştirme faaliyetleri ile baş etmek için tüm seçenekleri değerlendirdiklerini, ABD’nin bu yönde bölgedeki dost ülkelerle istişarelerde bulunduğunu söyledi.

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki İbrahim Anlaşmaları’nı derinleştirmek istediğini vurgulayan Bakan Blinken, ancak bunun Filistinliler ve İsrailliler arasındaki iki devletli çözüme bir ‘alternatif’ teşkil etmediği uyarısında bulundu.

Dün Blinken, Washington’da İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayed Al Nahyan’ı ağırlayarak İbrahim Anlaşmaları’nın uygulanmasında kaydedilen ilerlemeyi ve İran’ın nükleer programı gibi bölgesel güvenlik meselelerini konuştu.

Blinken, toplantının ardından üç bakanın düzenlediği ortak basın toplantısında BAE ile İsrail arasındaki ilişkilerin gelişiminden bahsederek Başkan Joe Biden yönetiminin Filistin ve İsrail arasında iki devletli çözüme olan bağlılığını yineledi.

‘Dini hoşgörü’ ile ‘su ve enerji kaynakları’ üzerine ABD, İsrail ve BAE temsilcilerinin yer aldığı iki çalışma grubu kurduklarını da duyurdu.

İran’ın nükleer silah elde etmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını dile getiren Blinken, Washington’un bu yönde diplomasiye başvurduğunu söyleyerek ekledi:

“Zaman daralıyor, burada da görüştüğümüz üzere Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (KOEP) dönsek bile KOEP’in temel faydalarını göremeyeceğimiz bir noktaya yaklaşıyoruz. Çünkü İran, daha çok santrifüj kullanarak uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20’den yüzde 60’a çıkarmak başta olmak üzere bu süreyi nükleer programını ilerletmek için kullanıyor. Bu yönde diplomasinin en etkili yol olduğuna inanmaya devam ediyoruz. Ancak diplomasiye girmek için iki kişi gerekli; İran’ın bunu yapmaya hazır olduğunu görmedik. KOEP’e tam uyumluluğa geri dönmeye hazır olduğumuzu son dokuz ay içerisinde çok net bir şekilde ifade ettik. Onların ise hazır olmadığını görüyoruz.”

İran’ın verdiği tepkilerin cesaret verici olmadığını söyleyen Blinken, “İran yolunu değiştirmezse diğer seçeneklere dönmeye hazırız” dedi. Bölge ülkeleriyle yapılan görüşmelerde alternatif seçeneklere değindiklerine de dikkat çekti.

İsrail ile barış anlaşmaları imzalayan Arap ülkeleriyle iyileşen ilişkilere işaret eden Lapid ise İran’ın nükleer silah edinme tehlikesi konusundaki uyarısını yineleyerek “Diğer seçenek ifadesinin ne anlama geldiğini buradaki herkes anlıyor” açıklamasında bulundu.

Filistinliler dahil olmak üzere başkalarını aynı yola teşvik etme yönünde İbrahim Anlaşmaları’nın başarısına odaklanan Bin Zayed ise Yemen’de ‘Hizbullah’ olgusunun tekrarlanabileceği uyarısında bulundu.

İran ile Viyana’da yürütülen nükleer müzakerelere dair gelişmeler, İran’ın Orta Doğu’da teşkil ettiği bir dizi güvenlik sorununun altını çizen Lapid’in ziyaretinin ayrıca ana konusuydu. İran yapımı insansız hava araçlarının oluşturduğu tehdit, Lübnan’daki Hizbullah’a hassas füze teslimatı, Umman Denizi ve Akdeniz’deki seyrüsefere yönelik teşkil ettiği tehdit de bu sorunlar arasında yer alıyor.

Salı günü ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile görüşen Lapid, İsrail’in İran’ın nükleerine dair endişelerinden bahsederek İran’ın nükleer devlet olma eşiğinde olduğu uyarısında bulundu.

İkili görüşmelerde ise Biden yönetiminin Demir Kubbe’yi yenileme taahhüdü dahil olmak üzere İsrail’in güvenliğine kalıcı desteğini vurgulayan Blinken, iki devletli çözümü engelleyebilecek tek taraflı adımları eleştirerek İsrailliler ile Filistinliler için eşit özgürlük destekleyen adımlara ise desteğini dile getirdi.

Diğer yandan ABD’li bir yetkili, söz konusu görüşmelerin arifesinde gazetecilere verdiği demeçte, Blinken, Bin Zayed ve Lapid arasındaki üçlü toplantının BAE, Bahreyn, Fas ve Sudan’ı kapsayan İbrahim Anlaşmaları ve normalleşme yönündeki anlaşmaların birinci yıldönümü kutlandığı sırada geldiğini söyledi.

İsrailli diplomatlar Umman’ın da İsrail ile normalleşme anlaşmalarına katılmaya hazırlandığını söylerken ABD’li yetkili ise şöyle ekledi:

“İbrahim Anlaşmaları’nı genişletme yönünde aktif çalışıyoruz. Belirli bir ülke üzerine tartışma niyetinde değilim, ancak tüm taraflar için somut, ekonomik ve stratejik avantajlar olduğuna inanıyoruz. Biden yönetimi, İsrail ile ilişkilerini normalleştiren ülkeleri güçlü bir şekilde destekliyor. Bu anlaşmalar ortaya koyuyor ki eski engelleri ortadan kaldırmanın ve işbirliğini teşvik etmenin, ekonomik kalkınmayı ve insani ilişkileri teşvik eden yolların gerçek avantajları var.”

Lapid, ABD başkentine yaptığı ilk ziyarette ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Sullivan, Meclis Başkanı Nancy Pelosi gibi isimler ve her iki partiden kıdemli temsilcilerle bir araya geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığından adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir yetkili, bu toplantılar öncesinde yaptığı açıklamada, Bakan Blinken’in Lapid ile İsrail ekonomisine Çin yatırımı konusunda uyarıda bulunacağı ‘dürüst’ bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Bu, Washington’un İsrail ile Çin arasındaki sıcak ilişkiden duyduğu memnuniyetsizliğe işaret ediyor.

Çinli şirketlerin özellikle de tıp teknolojisi, robotik, gıda teknolojisi ve yapay zekadaki İsrail buluşlarına daha fazla ilgi göstermesi ardından İsrail ve Çin arasındaki ilişkiler düzelmişti.

ABD’li üst düzey yetkili, “Dünyanın dört bir yanındaki müttefikler ve ortaklarımızla olduğu gibi, Çin ile yakın işbirliğinin ortak ulusal güvenlik çıkarlarımıza yönelik riskleri konusunda İsrailli dostlarımıza karşı açık sözlü olacağız. ABD, Çin’i kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okuyan bir rakip olarak görüyor. Daha önce de söylediğimiz gibi, Çin ile ilişkimiz gerektiğinde rekabetçi, mümkün olduğunda iş birlikçi ve zaruri oldukça düşmanca olacaktır” ifadelerine başvurdu.

Başkan Joe Biden yönetimi yetkililerinin kapalı kapılar ardında İsrailli mevkidaşlarına Çin yatırımları konusundaki endişelerini dile getirdiğini de sözlerine ekleyen yetkili, İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in geçtiğimiz Ağustos ayında Beyaz Saray’da ABD Başkanı ile bu konuyu görüşmeye hazırlandığını, ancak konunun hiçbir zaman gündeme gelmediğini açıkladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz